BÜLTEN

Bu bülten ve araştırma yolculuğu, FABRIKACO’nun sürekli gelişen bir uzmanlık ve miras yaratma kararlılığını yansıtıyor.  

Ayrıca, her projenin bir hikaye barındırdığını hatırlatıyor.

ÜTOPİK MİMARLIK 2 | ZAHA HADID KAPALIÇARŞI’YI TASARLASAYDI?

Kapalıçarşı’nın karmaşık, ritmik ve kaybolmaya davet eden yapısı, Zaha Hadid’in akışkan mimari diliyle yeniden yorumlansaydı; keskin koridorlar yerini birbirine eriyen yüzeylere, ritmik kubbeler parametrik tavanlara ve sabit dükkânlar mimarinin içine oyulmuş akışkan nişlere bırakırdı. İnsan hareketine göre genişleyen ve daralan mekânlar, ışığın yön verdiği organik dolaşım alanları ve geleceği çağrıştıran malzemelerle çarşı artık yalnızca bir yapı değil, sürekli değişen yaşayan bir deneyime dönüşürdü.

Okumaya devam et »

PROJE | BİR PROJENİN ATÖLYE YOLCULUĞU

Yurt dışı projelerde atölye süreci, üretimden çok önceden çözülmüş bir mühendislik kurgusudur; çünkü sahada müdahale şansı yoktur. Gossau’daki restoran projesinde ahşap, metal ve boya atölyeleri eş zamanlı çalışarak tüm parçaları milimetrik doğrulukla üretti; zıvana birleşimler, kontrollü korten oksidasyonu ve dayanıklı yüzey finişleriyle kalite garanti altına alındı. En kritik adımda ise “paylı montaj” yaklaşımıyla oval delikler ve ayarlanabilir bağlantılar kullanılarak sahadaki olası ölçü sapmaları tolere edildi.

Okumaya devam et »

İNCELEME | FOTOKATALİK YÜZEYLER

Fotokatalitik yüzeyler, titanyum dioksit katkısı sayesinde güneş ışığıyla aktive olarak hava kirleticilerini parçalayabilen ve kendi kendini temizleyebilen yapılar sunar; bu sayede cephe, yalnızca koruyucu bir kabuk olmaktan çıkarak çevreyle sürekli etkileşim kuran aktif bir sisteme dönüşür. Bu teknoloji bakım ve temizlik maliyetlerini azaltırken, aynı zamanda yapı ölçeğinde başlayan etkisini kentsel ölçekte hava kalitesini iyileştiren bir stratejiye dönüştürür.

Okumaya devam et »

İNCELEME | BAHÇE TASARIMINDA AHŞAP KULLANIMI

Bahçe tasarımında ahşap, yalnızca bir yapı malzemesi değil; zamanla değişen, çevresiyle etkileşen ve mekânın atmosferini yeniden kurgulayan yaşayan bir bileşen olarak ele alınır; higroskopik yapısı nedeniyle nemle genleşip büzülen bu malzeme, doğru detay çözümleri ve emprenye ya da termal modifikasyon gibi tekniklerle desteklenmeli, estetikte ise oluşan gri patina ya kabul edilmeli ya da düzenli bakım ile korunmalıdır; Türkiye’de deck, pergola ve oturma elemanlarında öne çıkan ahşap, dünya genelinde doğayla bütünleşen tasarım dillerinin temelini oluştururur.

Okumaya devam et »

SÖYLEŞİ | BİR PANODAN DAHA FAZLASI

Sabah evlerimizden farklı kapılardan çıkıyoruz ama gün aynı yerde başlıyor. Farklı görevler ve hayatlar içinde çalışan kadınlar; bulundukları yere yalnızca emek değil, düzen, dikkat ve özen bırakıyor. Eksik olanı fark eden, ayrıntıyı yakalayan bu görünmez emek iş yaşamının ritmini kuruyor. 8 Mart’ta atölyemizde asılan bir pano da bunu hatırlattı: farklı hayatlar, ortak duygular. Çünkü istediğimiz şey büyük ayrıcalıklar değil; görülmek, duyulmak ve eşit olmak. Yaşasın kadınların emeği, yaşasın 8 Mart!

Okumaya devam et »

İNCELEME | ÜRETİMDE KADIN İZİ

Sanayi tarihi makineler üzerinden anlatılsa da kadın emeği bu sürecin kurucu parçasıdır; tekstil atölyelerinden metal ve ahşap üretimine uzanan bu hikâye, uzun süre “erkek işi” olarak kodlanan alanlarda kadınların görünürlük ve eşitlik mücadelesini içerir. Bugün kadın ustalar, mühendisler ve tasarımcılar üretimin her aşamasında yer alarak yalnızca var olmakla kalmıyor, üretim kültürünü de dönüştürüyor.

Okumaya devam et »

MALZEME | DOĞAL TAŞ VE MERMER

Doğal taş ve mermer, mimarlıkta yalnızca bir kaplama değil; yapının zamansal derinliğini, mekânın ağırlığını ve tasarımcının malzemeyle kurduğu düşünsel ilişkiyi tanımlayan temel bir yapı elemanıdır. Yüksek basınç dayanımı ve uzun ömürlü yapısıyla teknik güvenlik sunarken, tekil dokusu ve ışıkla kurduğu ilişki sayesinde estetik olarak tekrar edilemez yüzeyler üretir. Doğru yerde kullanıldığında mekânın hafızasını oluşturur; coğrafyayla kurduğu bağ ve sürdürülebilir özellikleriyle zamana direnen güçlü bir mimari unsur olarak varlığını sürdürür.

Okumaya devam et »

PROJE | DOHA’DA YENİ BİR MİMARLIK DİLİ: CUBE

CUBE Mimarlık; Almanya’nın mimari ve mühendislik disiplini, Türkiye’nin üretim tecrübesi ve İtalya’nın köklü tasarım kültürünü Katar’ın gelecek odaklı vizyonuyla buluşturan uluslararası bir mimarlık ve tasarım pratiği olarak konumlanıyor. Yirmi yılı aşkın Avrupa deneyiminden beslenen bu yaklaşım, mimarlığı estetik arayışların ötesinde; kültürel temsil, teknik doğruluk ve sürdürülebilir performansın kesiştiği stratejik bir alan olarak ele alıyor. Fabrikaco Turkiye ve Fabrikaco Italy’nin de tasarım ve üretim gücüyle desteklenen bu yapı, CUBE Mimarlık’ın küresel projelerinde yüksek standartlı ve güçlü sonuçlar vadediyor.

Okumaya devam et »

PROJE | SİNİCİ COFFEE: MEKANSAL KİMLİK PROJESİ

Sinici Coffee için tasarlanan bu mekân, markanın üretici kimliğini ve kahveye yaklaşımını görünür kılan bir “kahve laboratuvarı” olarak kurgulandı. AVM içindeki ilk şube, merkezî servis ve üretim alanı sayesinde kullanıcıyı yalnızca tüketici değil, sürecin gözlemcisi hâline getirirken; endüstriyel sadelik, fonksiyonel netlik ve şeffaflık temel tasarım ilkeleri olarak benimsendi. Metalik yüzeyler, siyah mobilyalar ve kontrollü bitki kullanımıyla dengelenen mekân, Sinici Coffee’nin gelecekteki tüm şubeleri için tutarlı bir mekânsal kimlik altyapısı oluşturmayı hedefliyor.

Okumaya devam et »

BİZ | CESARETLE ATILAN ADIMLARIN YILI

2025, FABRIKACO için cesur kararların, güçlü üretimin ve tasarım sorumluluğunun öne çıktığı bir yıl oldu. Avrupa’dan Türkiye’ye uzanan projelerimizde; metal, ahşap ve betonun karakterini mekânın ruhuyla buluştururken, insan odaklı ve sürdürülebilir çözümleri merkeze aldık. Atölyede başlayan her süreci yaşayan bir hikâyeye dönüştüren iş birliklerimizle, estetiğin ötesinde kalıcı deneyimler ürettik ve yeni yıla, üretmenin özgürleştirici gücüne inanarak ilerliyoruz.

Okumaya devam et »

FABRIKACO haberleri ve ürünleri hakkında daha fazla bilgi almak için aşağıdaki formu doldurun.