BÜLTEN

Bu bülten ve araştırma yolculuğu, FABRIKACO’nun sürekli gelişen bir uzmanlık ve miras yaratma kararlılığını yansıtıyor.  

Ayrıca, her projenin bir hikaye barındırdığını hatırlatıyor.

İNCELEME | İSTANBUL’UN PARAMETRİK İKONLARI

Galata Kulesi ve Kız Kulesi, parametrik tasarım yaklaşımıyla yeniden ele alınsaydı; çevresel verilere tepki veren, performans odaklı ve dinamik yapılara dönüşebilirdi. Revit ve Dynamo gibi BIM araçlarıyla geliştirilen bu yaklaşım, İstanbul’un tarihî simgelerini değiştirmek yerine onların hafızasını dijital teknolojilerle yeniden yorumlamayı mümkün kılıyor.

Okumaya devam et »

İNCELEME | MALZEMENİN TARAFI

Malzeme, tasarımın yalnızca uygulama aşamasında kullanılan bir araç değil, sürecin yönünü belirleyen aktif bir ortaktır. Dijital modelleme ve üretim teknolojileri tasarımcılara büyük özgürlükler sunsa da, üretimin gerçekliği çoğu zaman malzemenin davranışlarıyla şekillenir. Ahşabın çalışması, metalin gerilmesi, betonun çatlaması ya da taşın aşınması kusur değil, malzemenin doğasıdır.

Okumaya devam et »

SÖYLEŞİ | ŞEHİRLER BÜYÜRKEN BAYRAMLAR NEREYE GİTTİ?

Ya modern şehirler insanları birbirinden uzaklaştırmak yerine yeniden yakınlaştıracak şekilde tasarlansaydı? Belki geleceğin mimarisi yalnızca teknolojik değil, daha insani olurdu; ortak avluların, küçük buluşma alanlarının ve meydan kültürünü geri getiren yaşamların kurulduğu şehirler… Çünkü belki geleceğin gerçek lüksü daha fazla yalnızlık değil, yeniden aidiyet hissi olacak. Ve belki bir gün modern yapıların arasında biri, “Burada eski bayramlardan bir şey kalmış,” diyecek.

Okumaya devam et »

ÜTOPİK MİMARİ 3 | FRANK GEHRY, İKONİK YAPILARI TASARLASAYDI?

Frank Gehry, mimarlıkta katı kuralları kırarak akışkan formları ve hareket hissini öne çıkardı. Peki Eyfel Kulesi, Tac Mahal ya da Piramitler onun elinden çıksaydı? Belki kusursuz simetriler yerine parçalanan, kıvrılan ve yaşayan heykelleri andıran yapılar görürdük. Çünkü bazen bir yapıyı ikonik yapan şey formundan çok onu hayal eden zihindir.

Okumaya devam et »

ÜTOPİK MİMARLIK 2 | ZAHA HADID KAPALIÇARŞI’YI TASARLASAYDI?

Kapalıçarşı’nın karmaşık, ritmik ve kaybolmaya davet eden yapısı, Zaha Hadid’in akışkan mimari diliyle yeniden yorumlansaydı; keskin koridorlar yerini birbirine eriyen yüzeylere, ritmik kubbeler parametrik tavanlara ve sabit dükkânlar mimarinin içine oyulmuş akışkan nişlere bırakırdı. İnsan hareketine göre genişleyen ve daralan mekânlar, ışığın yön verdiği organik dolaşım alanları ve geleceği çağrıştıran malzemelerle çarşı artık yalnızca bir yapı değil, sürekli değişen yaşayan bir deneyime dönüşürdü.

Okumaya devam et »

PROJE | BİR PROJENİN ATÖLYE YOLCULUĞU

Yurt dışı projelerde atölye süreci, üretimden çok önceden çözülmüş bir mühendislik kurgusudur; çünkü sahada müdahale şansı yoktur. Gossau’daki restoran projesinde ahşap, metal ve boya atölyeleri eş zamanlı çalışarak tüm parçaları milimetrik doğrulukla üretti; zıvana birleşimler, kontrollü korten oksidasyonu ve dayanıklı yüzey finişleriyle kalite garanti altına alındı. En kritik adımda ise “paylı montaj” yaklaşımıyla oval delikler ve ayarlanabilir bağlantılar kullanılarak sahadaki olası ölçü sapmaları tolere edildi.

Okumaya devam et »

İNCELEME | FOTOKATALİK YÜZEYLER

Fotokatalitik yüzeyler, titanyum dioksit katkısı sayesinde güneş ışığıyla aktive olarak hava kirleticilerini parçalayabilen ve kendi kendini temizleyebilen yapılar sunar; bu sayede cephe, yalnızca koruyucu bir kabuk olmaktan çıkarak çevreyle sürekli etkileşim kuran aktif bir sisteme dönüşür. Bu teknoloji bakım ve temizlik maliyetlerini azaltırken, aynı zamanda yapı ölçeğinde başlayan etkisini kentsel ölçekte hava kalitesini iyileştiren bir stratejiye dönüştürür.

Okumaya devam et »

İNCELEME | BAHÇE TASARIMINDA AHŞAP KULLANIMI

Bahçe tasarımında ahşap, yalnızca bir yapı malzemesi değil; zamanla değişen, çevresiyle etkileşen ve mekânın atmosferini yeniden kurgulayan yaşayan bir bileşen olarak ele alınır; higroskopik yapısı nedeniyle nemle genleşip büzülen bu malzeme, doğru detay çözümleri ve emprenye ya da termal modifikasyon gibi tekniklerle desteklenmeli, estetikte ise oluşan gri patina ya kabul edilmeli ya da düzenli bakım ile korunmalıdır; Türkiye’de deck, pergola ve oturma elemanlarında öne çıkan ahşap, dünya genelinde doğayla bütünleşen tasarım dillerinin temelini oluştururur.

Okumaya devam et »

SÖYLEŞİ | BİR PANODAN DAHA FAZLASI

Sabah evlerimizden farklı kapılardan çıkıyoruz ama gün aynı yerde başlıyor. Farklı görevler ve hayatlar içinde çalışan kadınlar; bulundukları yere yalnızca emek değil, düzen, dikkat ve özen bırakıyor. Eksik olanı fark eden, ayrıntıyı yakalayan bu görünmez emek iş yaşamının ritmini kuruyor. 8 Mart’ta atölyemizde asılan bir pano da bunu hatırlattı: farklı hayatlar, ortak duygular. Çünkü istediğimiz şey büyük ayrıcalıklar değil; görülmek, duyulmak ve eşit olmak. Yaşasın kadınların emeği, yaşasın 8 Mart!

Okumaya devam et »

İNCELEME | ÜRETİMDE KADIN İZİ

Sanayi tarihi makineler üzerinden anlatılsa da kadın emeği bu sürecin kurucu parçasıdır; tekstil atölyelerinden metal ve ahşap üretimine uzanan bu hikâye, uzun süre “erkek işi” olarak kodlanan alanlarda kadınların görünürlük ve eşitlik mücadelesini içerir. Bugün kadın ustalar, mühendisler ve tasarımcılar üretimin her aşamasında yer alarak yalnızca var olmakla kalmıyor, üretim kültürünü de dönüştürüyor.

Okumaya devam et »

FABRIKACO haberleri ve ürünleri hakkında daha fazla bilgi almak için aşağıdaki formu doldurun.