BÜLTEN

Bu bülten ve araştırma yolculuğu, FABRIKACO’nun sürekli gelişen bir uzmanlık ve miras yaratma kararlılığını yansıtıyor.  

Ayrıca, her projenin bir hikaye barındırdığını hatırlatıyor.

ÜTOPİK MİMARLIK 2 | ZAHA HADID KAPALIÇARŞI’YI TASARLASAYDI?

Kapalıçarşı’nın karmaşık, ritmik ve kaybolmaya davet eden yapısı, Zaha Hadid’in akışkan mimari diliyle yeniden yorumlansaydı; keskin koridorlar yerini birbirine eriyen yüzeylere, ritmik kubbeler parametrik tavanlara ve sabit dükkânlar mimarinin içine oyulmuş akışkan nişlere bırakırdı. İnsan hareketine göre genişleyen ve daralan mekânlar, ışığın yön verdiği organik dolaşım alanları ve geleceği çağrıştıran malzemelerle çarşı artık yalnızca bir yapı değil, sürekli değişen yaşayan bir deneyime dönüşürdü.

Okumaya devam et »

İNCELEME | İKİYE BÖLÜNMÜŞ BİR KENTİN MİMARLIĞI: BERLİN

Berlin, II. Dünya Savaşı sonrası yaşadığı yıkım ve Doğu-Batı ayrımıyla modern tarihin en güçlü mekânsal dönüşümlerinden birine sahne oldu. Doğu Berlin’de sosyalist mimari anıtsal ve kolektif yapılar üretirken, Batı Berlin modernist ve birey odaklı bir yaklaşım benimsedi. 1961’de inşa edilen Berlin Duvarı kenti fiziksel ve mekânsal olarak böldü; 1989’daki yeniden birleşme sonrası ise Berlin, geçmişin izlerini silmeden farklı dönemleri aynı dokuda bir araya getiren katmanlı bir şehir kimliği oluşturdu.

Okumaya devam et »

İNCELEME | ŞEHRİN SINIRLARI: HONG KONG’UN “MONSTER” YAPILARI

Hong Kong’un Monster Building’leri, aşırı nüfus ve arazi kıtlığı yüzünden birbirine yapışmış dev bloklardan oluşan dikey bir yoğunluk örneğidir; dar iç avluları neredeyse hiç gün ışığı almaz ve cepheleri tekrar eden pencerelerle ritmik bir kaos yaratır. Bu yapılarda alt katlar kendi kendine yeten bir mahalle gibi çalışırken, en uç noktada “tabut odalar” adı verilen 1-2 metrekarelik penceresiz bölmelerde insanlar yatay halde yaşar.

Okumaya devam et »

ÜTOPİK MİMARİ 1: İSTANBULLU MİMAR GAUDİ İLE KENT BAKIŞI

Gaudi İstanbul’da doğsaydı, Boğaz Köprüsü ağaç dallarını andıran organik taşıyıcılar, akışkan kuleler ve dalga esinli eğrisel tabliyesiyle yaşayan bir yapıya; Galata Kulesi ise katmanlı kabuk cephesi, ışık oyunlu perforasyonları ve renkli seramik tacıyla hikâye anlatan bir anıta dönüşürdü. Mimarlık burada yalnızca inşa etmek değil, duygusal deneyim üretmek olurdu.

Okumaya devam et »

SÖYLEŞİ | BAŞKA TÜRLÜSÜ MÜMKÜN MÜ?

Mimarlık çoğu zaman inşa edilmiş olan üzerinden okunur; ancak yapılmamış ihtimaller de disiplinin parçasıdır. Bu ay, mimarlığı farklı bir soruyla ele alıyoruz: Eğer bir mimar başka bir coğrafyada doğsaydı ya da bir yapı başka bir zihin tarafından tasarlansaydı, mimarlık nasıl değişirdi? Bu sorular, estetiğin ötesinde coğrafya, malzeme, strüktür ve kültürel kodların tasarımı nasıl şekillendirdiğini sorgular. Amaç, alternatif senaryolar üretmekten çok mimarlığın özüne dair temel soruları görünür kılmaktır:

Okumaya devam et »

PROJE | BİR PROJENİN ATÖLYE YOLCULUĞU

Yurt dışı projelerde atölye süreci, üretimden çok önceden çözülmüş bir mühendislik kurgusudur; çünkü sahada müdahale şansı yoktur. Gossau’daki restoran projesinde ahşap, metal ve boya atölyeleri eş zamanlı çalışarak tüm parçaları milimetrik doğrulukla üretti; zıvana birleşimler, kontrollü korten oksidasyonu ve dayanıklı yüzey finişleriyle kalite garanti altına alındı. En kritik adımda ise “paylı montaj” yaklaşımıyla oval delikler ve ayarlanabilir bağlantılar kullanılarak sahadaki olası ölçü sapmaları tolere edildi.

Okumaya devam et »

İNCELEME | ROMA’NIN KATMANLI MİMARİSİ

Roma’da yürümek, farklı dönemlerin üst üste biriktiği katmanlı bir mimari hafızayı deneyimlemektir. Antik Roma’dan günümüze uzanan bu süreklilik, yapıların yaşayan ve dönüşen organizmalar olduğunu gösterir. Malzeme kullanımı, “spolia” yaklaşımı ve ışığın tasarımın bir parçası hâline gelmesi, kenti hem fiziksel hem düşünsel olarak çok katmanlı kılar. Her adımda geçmişle bugün arasında sessiz bir diyalog kurulur.

Okumaya devam et »

İNCELEME | FOTOKATALİK YÜZEYLER

Fotokatalitik yüzeyler, titanyum dioksit katkısı sayesinde güneş ışığıyla aktive olarak hava kirleticilerini parçalayabilen ve kendi kendini temizleyebilen yapılar sunar; bu sayede cephe, yalnızca koruyucu bir kabuk olmaktan çıkarak çevreyle sürekli etkileşim kuran aktif bir sisteme dönüşür. Bu teknoloji bakım ve temizlik maliyetlerini azaltırken, aynı zamanda yapı ölçeğinde başlayan etkisini kentsel ölçekte hava kalitesini iyileştiren bir stratejiye dönüştürür.

Okumaya devam et »

İNCELEME | MİMARLIĞIN EN SESSİZ KAHRAMANI: DETAY

Mimarlık büyük jestlerle görünür olsa da asıl gücünü detayda kurar; malzemelerin birleşimi, yüzeylerin teması ve toleranslarla şekillenen bu katman, fikrin gerçeklikle buluştuğu yerdir. İyi çözülen detaylar mekânsal deneyimi sessizce güçlendirirken, zayıf detaylar en güçlü kavramı bile gölgeler; bu yüzden mimarlığın kalitesi çoğu zaman görünmeyen ama hissedilen bu ince kararlarda saklıdır.

Okumaya devam et »

İNCELEME | JAPON RESİM SANATI: BOŞLUK VE AN

Japon resim sanatı, sade görünümünün ardında derin bir felsefe ve disiplin barındırır; temsil etmekten çok hissettirmeye odaklanır ve doğanın ya da figürün ruhunu aktarmayı amaçlar. Budizm etkisiyle şekillenen bu gelenek, Yamato-e, Sumi-e ve Ukiyo-e gibi akımlarla gelişmiş; “ma” kavramıyla boşluğu aktif bir anlatım aracına dönüştürmüştür.

Okumaya devam et »

FABRIKACO haberleri ve ürünleri hakkında daha fazla bilgi almak için aşağıdaki formu doldurun.