BÜLTEN

Bu bülten ve araştırma yolculuğu, FABRIKACO’nun sürekli gelişen bir uzmanlık ve miras yaratma kararlılığını yansıtıyor.  

Ayrıca, her projenin bir hikaye barındırdığını hatırlatıyor.

İNCELEME | TOPRAKTAN DOĞAN HİKAYE: BREEZE TUĞLA

Breeze Tuğla, toprağın yüzyıllara yayılan hafızasını çağdaş tasarımla buluşturarak kilin nefes alabilen, ısı ve nem dengesini sağlayan doğal gücünü mimarinin anlatı diline dönüştürür. Gözenekli yapısı ve üçgen boşluklarıyla estetik ile performansı bir araya getirirken, sürdürülebilir ve zamansız bir yüzey olarak mekânlarda hem fon hem de başrol olabilen bir karakter sunar.

Okumaya devam et »

İNCELEME | KAPADOKYA’NIN DERİNLİKLERİ

Kapadokya’nın yeraltı şehirleri, volkanik tüfün oyulup havayla temas ettiğinde sertleşen doğası sayesinde, doğa ile insan zekâsının aynı malzemede buluştuğu eşsiz bir mimarlık mirasıdır. Havalandırma bacalarıyla nefes alan, sarnıçlarla suyu yöneten, dar tünelleri ve tonluk taş kapılarıyla savunmayı kusursuzca kurgulayan bu görünmez şehirler, Hititlerden Orta Çağ Hıristiyan topluluklarına uzanan yüzyıllar boyunca binlerce insanın yaşam alanı olmuştur.

Okumaya devam et »

İNCELEME | 5 ADIMDA DEKORASYON: MİNİMAL BÜTÇEYLE MAKSİMUM KEYİF

Bir mekânın havasını değiştirmek için büyük tadilatlara ya da yüksek bütçelere gerek yoktur; doğru ışık kullanımıyla ritmi yumuşatmak, yüzeylerde tek ve net odaklar yaratmak, koltuklara dokulu bir katman eklemek, mekânın görünmez enerjisini koku yoluyla desteklemek ve mevcut objeleri basit DIY dokularla yenilemek, minimalist bir bütçeyle bile yaşam alanını daha sıcak, sakin ve yaşanır hâle getirir; çünkü asıl dönüşüm, elinizdeki eşyalara yeniden bakmayı ve küçük ama bilinçli dokunuşların gücünü fark etmeyi gerektirir.

Okumaya devam et »

İNCELEME | VENEDİK’İN KÖKLERİ: TERS ORMAN

Venedik, taş ve mermer cepheleriyle tanınsa da asıl varlığını, 5. ve 6. yüzyıllarda bataklık lagün zeminine yan yana çakılan, oksijensiz çamurun içinde çürümeyip zamanla minerallerle taşlaşan ahşap kazıklardan oluşan görünmez bir “ters ormana” borçlu olup, bu milyonlarca kök sayesinde doğaya karşı durmak yerine onun ritmine yaslanarak suyun üzerinde yüzyıllardır ayakta kalmayı başarmış eşsiz bir şehirdir. Bu nedenle Venedik, gücünü ihtişamlı cephelerinde değil, gözden uzak derinliklerde saklayan ve kalıcılığın zorlamayla değil uyumla mümkün olduğunu gösteren nadir yerleşimlerden biridir.

Okumaya devam et »

İNCELEME | SYDNEY OPERA BİNASI: DALGALARIN İÇİNDEN DOĞAN MİMARİ DEVRİM

Sydney Opera Binası, Jørn Utzon’un 1956’daki yarışmada kazanan eskizlerinden doğan ve dalga ile deniz kabuğunu andıran çatı formuyla mimarlık ve mühendislikte devrim yaratan; zorlu ve tartışmalı inşaat süreci ile Utzon’un projeden ayrılışına rağmen UNESCO Dünya Mirası olarak tescillenmiş, limanla kurduğu güçlü mekânsal ilişki, her gün ışıkla birlikte değişen heykelsi yüzeyi ve kamusal yaşamı içine alan kurgusuyla Avustralya’nın yaratıcılığını ve modern mimarlığın evrensel dilini temsil eden, yalnızca bir yapı değil, yaşayan ve dönüşen bir kültürel simgedir.

Okumaya devam et »

İNCELEME | DEVRİMİN KADINI: LILLIAN

1880’lerin Newark’ında, kadınlara çizilen sınırları reddederek UC Berkeley’de yüksek lisans yapan ve endüstriyel psikoloji ile mühendisliği birleştiren Lillian Moller Gilbreth, mezuniyet konuşması yapan ilk kadın oldu; Frank Gilbreth ile birlikte zaman ve hareket etütleriyle endüstri mühendisliğinin temellerini atarken verimliliği insan odaklı ele aldı. Eşinin ölümünden sonra sanayiden dışlansa da bu yaklaşımı eve taşıyarak ergonomik mutfak kavramını geliştirdi; L tipi mutfak düzeni ve bugün standart kabul edilen birçok mutfak çözümüne öncülük etti. 57 yaşında Purdue Üniversitesi’nin ilk kadın mühendislik profesörü olan Gilbreth, mühendisliğin amacının insanın acısını azaltmak olduğunu savunarak kalıcı bir iz bıraktı.

Okumaya devam et »

İNCELEME | TERRAZO İLE: ZEMİNİN HAFIZASIYLA MEKANIN KATMANLI MACERASI

Terrazzo, antik dönemden günümüze uzanan mimari geçmişiyle yalnızca bir zemin kaplaması değil, mekânın kimliğini tanımlayan bütüncül bir tasarım dilidir; derzsiz ve monolitik yapısı sayesinde mekânı ayırmak yerine birleştirir, mermer, granit, cam ve metal agregaların ışıkla kurduğu ilişkiyle yüzeye zamansal ve duygusal bir derinlik kazandırır, yüksek dayanımı ve hijyenik avantajlarıyla kamusal alanlarda uzun ömürlü bir çözüm sunarken zemin, duvar ve diğer yüzeylere uzanan sürekliliği sayesinde mekânın deneyimini yönlendiren ve onun hafızasını taşıyan güçlü bir mimari karaktere dönüşür.

Okumaya devam et »

İNCELEME | VERSAİLLES: FRANSIZ MONARŞİSİNİN SİYASİ VE KÜLTÜREL SEMBOLÜ

Versailles Sarayı, 14. Louis döneminde Fransız monarşisinin siyasi ve kültürel gücünü temsil eden en önemli merkezlerden biri haline gelmiştir. Başlangıçta 13. Louis için bir av köşkü olarak inşa edilen yapı, zamanla Barok ve Klasik mimarinin simgesi olan görkemli bir saray ve etrafında şekillenen bir yönetim kentine dönüşmüştür. Sanat, mimari ve törenler aracılığıyla mutlakiyetçi iktidarın sahnelendiği Versailles, 1789 Fransız Devrimi’nin kritik olaylarına da ev sahipliği yapmış; devrim sonrası siyasi işlevini yitirerek müze kimliği kazanmıştır. 1979 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan saray, Fransa’nın iktidar ve kültür tarihinin simgesel bir anlatımıdır.

Okumaya devam et »

İNCELEME | HERKES İÇİN TASARIM

Mimarlık, yalnızca biçim üretmek değil, herkes için eşit bir yaşam deneyimi sunan mekânlar tasarlamaktır; bugün özellikle bu konuya değinmek istiyoruz çünkü 3 Aralık Engelliler Günü, erişilebilirliğin tasarımın ayrılmaz ve etik bir bileşeni olduğunu hatırlatır. Ronald Mace’in “Universal Design” yaklaşımından Shibuya Station ve Oslo Opera House gibi örneklere uzanan kapsayıcı tasarım anlayışı, dokunsal yüzeylerden geniş sirkülasyonlara kadar herkesin aynı mekânı eşit biçimde deneyimlemesini hedefler. İstanbul Havalimanı’ndaki yönlendirme sistemleri ve İzmir’in “Engelsiz İzmir” programı da bu bilincin Türkiye’deki güncel yansımalarıdır; çünkü bir mekân, herkes için tasarlanmadıkça tamamlanmış sayılmaz.

Okumaya devam et »

İNCELEME | ESCHER: SANATLA BİLİM ARASINDA

M.C. Escher, imkânsız mimariler, optik illüzyonlar ve tessellasyonlarla matematik ile sanatı birleştiren özgün bir görsel dilin yaratıcısı. Yüzeyle kurduğu ilişki ve kullandığı baskı teknikleri, formun dönüşümünü sistematik bir yapıya dönüştürürken; tekrar, simetri ve akış Escher’in metamorfozlarında zaman ve sonsuzluk temasını görünür kılıyor. Bu yaklaşım, onu yalnızca optik oyunların ustası değil, günümüz tasarım düşüncesini hâlâ besleyen önemli bir referans haline getiriyor.

Okumaya devam et »

FABRIKACO haberleri ve ürünleri hakkında daha fazla bilgi almak için aşağıdaki formu doldurun.