BÜLTEN

Bu bülten ve araştırma yolculuğu, FABRIKACO’nun sürekli gelişen bir uzmanlık ve miras yaratma kararlılığını yansıtıyor.  

Ayrıca, her projenin bir hikaye barındırdığını hatırlatıyor.

İNCELEME | TİYATRODA SES VE GÖRÜŞ MİMARİSİ

Tiyatro, yalnızca bir gösteri alanı değil; sesin ve görüşün birlikte tasarlandığı bir mimarlık disiplinidir. Antik çağlarda doğanın akustiği kullanılırken, bugün parametrik tasarım ve akustik mühendisliğiyle ses milimetrik olarak kontrol edilir; ancak iyi bir salon yalnızca duyulmayı değil, aynı zamanda görülmeyi de garanti eder. Oyuncunun sesi kadar mimikleri ve beden dili de en arka sıraya ulaşabilmelidir, bu nedenle akustik yüzeyler ile görüş geometrisi birlikte kurgulanır.

Okumaya devam et »

İNCELEME | WABI SABI

Wabi sabi, mimarlıkta tasarımı yalnızca estetik bir çıktı olarak değil; malzemenin zaman içindeki dönüşümü, yüzey karakteri ve kullanıcıyla kurduğu ilişki üzerinden ele alan bir yaklaşımdır. Bu anlayışta kusursuzluk yerine kontrollü kusur, homojen yüzeyler yerine doğal ve heterojen dokular tercih edilir. Ahşapta renk değişimi, metalde patina ya da yüzeyde oluşan izler kusur değil, tasarımın bir parçası olarak kabul edilir.

Okumaya devam et »

İNCELEME | ŞEHİRLE YENİDEN DENGE KURMAK

Kentler çoğu zaman kalabalık, trafik ve yükselen binalarla anılsa da aslında insanların birlikte yaşadığı canlı organizmalar gibidir. Günümüzde büyüyen şehirlerin sürdürülebilir olması, doğayla yeniden denge kurmayı, daha az enerji tüketen ve insan ölçeğini gözeten yaşam alanları oluşturmayı gerektirir. Bu dönüşüm yalnızca planlarla değil, kent yaşamına katılan bireylerin tercihleriyle de mümkün olur.

Okumaya devam et »

İNCELEME | DENİZALTI ÜSSÜ’NDEN, DÜNYANIN EN BÜYÜK DİJİTAL SANAT MERKEZİNE

Bordeaux’da İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma dev bir Nazi denizaltı üssünün dönüşümüyle doğan Les Bassins des Lumières, bugün dünyanın en büyük dijital sanat merkezi olarak hizmet veriyor. 2020’de açılan bu mekânda, metrelerce kalınlıktaki beton duvarlar ve devasa su havuzları; projeksiyonlar ve müzikle birleşerek ziyaretçiyi sanatın içine çeken dev bir aynaya dönüşüyor.

Okumaya devam et »

İNCELEME | EŞİTSİZLİĞİN KESİŞİM NOKTASI: “KADIN”

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, emeğin, direnişin ve eşitlik talebinin tarihsel hafızasını hatırlatan bir gündür. Ancak kadınların deneyimi tek boyutlu değildir. Angela Davis ve Claudia Jones’un vurguladığı gibi kadınlar çoğu zaman cinsiyetin yanı sıra ırk ve sınıf temelli eşitsizliklerle de karşılaşır. Harriet Tubman’ın özgürlük mücadelesi ve Rosa Parks’ın sivil itaatsizliği, bu çok katmanlı direnişin sembolik anlarıdır. Bu hikâyeler yalnızca siyahi kadınların değil, eşitlik mücadelesinin ortak hafızasının bir parçasıdır.

Okumaya devam et »

İNCELEME | MEKANIN CİNSİYETİ OLUR MU?

Mekânların cinsiyeti yoktur denir; ancak tarih boyunca mutfak, ev ve kamusal alan gibi yerler toplumsal cinsiyet rolleriyle şekillenmiştir. Kadınların çoğu zaman kendilerine ait bir çalışma alanı olmadan üretmek zorunda kalması, kamusal alanda daha sınırlı yer bulmaları ve ev içi emeğin kadınla özdeşleştirilmesi bu eşitsizliğin görünür örnekleridir. Bu nedenle mekânlar yalnızca fiziksel yerler değil, toplumsal ilişkiler ve güç dengeleriyle biçimlenen yaşayan alanlardır.

Okumaya devam et »

İNCELEME | ÜRETİMDE KADIN İZİ

Sanayi tarihi makineler üzerinden anlatılsa da kadın emeği bu sürecin kurucu parçasıdır; tekstil atölyelerinden metal ve ahşap üretimine uzanan bu hikâye, uzun süre “erkek işi” olarak kodlanan alanlarda kadınların görünürlük ve eşitlik mücadelesini içerir. Bugün kadın ustalar, mühendisler ve tasarımcılar üretimin her aşamasında yer alarak yalnızca var olmakla kalmıyor, üretim kültürünü de dönüştürüyor.

Okumaya devam et »

İNCELEME | IŞIĞIN USTASI: REMBRANDT

Rembrandt van Rijn, Hollanda Altın Çağı’nda yetişmiş ve portrelerinde ideal güzelliği değil, insanın gerçek yüzünü; kırışıklıkları, yorgunluğu ve iç dünyayı resmetmesiyle öne çıkmıştır. Işık ve gölgeyi dramatik bir anlatım aracı olarak kullanarak izleyiciyle güçlü bir bağ kurmuş; Gece Devriyesi ve Dr. Nicolaes Tulp’un Anatomi Dersi gibi eserlerinde hareketi ve insan psikolojisini ustalıkla yansıtmıştır. Yaşamındaki kayıplar geç dönem işlerine daha derin ve içe dönük bir ifade kazandırmış; kalıcı mirası ise insanı olduğu hâliyle anlatabilme cesareti olmuştur.

Okumaya devam et »

İNCELEME | ŞEHİRLER BİZİ NASIL YÖNETİYOR?

Havaalanı, AVM ya da sitelerdeki tanıdıklık tesadüf değildir; Keller Easterling’in “altyapı mekânı” dediği standartlaşmış alanlar estetikten çok verim için tasarlanır ve görünmez kurallarla davranışlarımızı yönlendirir. Nasıl dolaşacağımızı, bekleyeceğimizi ve nerede duracağımızı sezgisel olarak belirler; böylece mimarlık tekil yapılardan sistemlere dönüşür. Çoğu yerde yönetim yasalarla değil erişim kartları, bariyerler ve protokollerle işler ve bu görünmez “eğilimler” şehirleri fiilen organize eden bir iktidar biçimi oluşturur.

Okumaya devam et »

İNCELEME | MORE IS MORE: DUBAİ HİKAYESİ

Dubai, mimarlıkta “az çoktur” anlayışını reddederek görünürlüğü, ölçeği ve iddiayı merkeze alan “more is more” yaklaşımını bilinçli bir tasarım stratejisi olarak benimser. Kent, ikon yapılarla tanımlanan silueti, yeniden kurgulanan coğrafyası ve mühendislikle yarışan mimarlığıyla insan ölçeğinden çok yapının kendisini öne çıkarır; kontrollü kamusal alanlar ve planlı deneyimler üzerinden bolluk ve gösteri duygusu üretir. Bu yönüyle Dubai, mimarlığın yalnızca bağlama uyum sağlamakla kalmayıp gerektiğinde bağlam yaratabileceğini savunan, eleştiriye açık ama öğretici bir örnek olarak öne çıkar.

Okumaya devam et »

FABRIKACO haberleri ve ürünleri hakkında daha fazla bilgi almak için aşağıdaki formu doldurun.