BÜLTEN

Bu bülten ve araştırma yolculuğu, FABRIKACO’nun sürekli gelişen bir uzmanlık ve miras yaratma kararlılığını yansıtıyor.  

Ayrıca, her projenin bir hikaye barındırdığını hatırlatıyor.

SÖYLEŞİ | BİR PANODAN DAHA FAZLASI

Sabah evlerimizden farklı kapılardan çıkıyoruz ama gün aynı yerde başlıyor. Farklı görevler ve hayatlar içinde çalışan kadınlar; bulundukları yere yalnızca emek değil, düzen, dikkat ve özen bırakıyor. Eksik olanı fark eden, ayrıntıyı yakalayan bu görünmez emek iş yaşamının ritmini kuruyor. 8 Mart’ta atölyemizde asılan bir pano da bunu hatırlattı: farklı hayatlar, ortak duygular. Çünkü istediğimiz şey büyük ayrıcalıklar değil; görülmek, duyulmak ve eşit olmak. Yaşasın kadınların emeği, yaşasın 8 Mart!

Okumaya devam et »

İNCELEME | ÜRETİMDE KADIN İZİ

Sanayi tarihi makineler üzerinden anlatılsa da kadın emeği bu sürecin kurucu parçasıdır; tekstil atölyelerinden metal ve ahşap üretimine uzanan bu hikâye, uzun süre “erkek işi” olarak kodlanan alanlarda kadınların görünürlük ve eşitlik mücadelesini içerir. Bugün kadın ustalar, mühendisler ve tasarımcılar üretimin her aşamasında yer alarak yalnızca var olmakla kalmıyor, üretim kültürünü de dönüştürüyor.

Okumaya devam et »

SÖYLEŞİ | TEK MESELE, ÜÇ KUŞAK

8 Mart, yalnızca bir kutlama değil; kuşaklar boyunca devredilen emeğin, direncin ve dayanışmanın görünür olduğu bir gündür. Annemden bana, benden kızıma uzanan bu hikâyede değişen roller, dönüşen sistemler ve yeniden tanımlanan sınırlar var; ama değişmeyen tek şey, emekçi kadınların eşitlik talebidir. Daha adil, daha dengeli ve daha özgür bir gelecek için mücadele eden tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.

Okumaya devam et »

İNCELEME | IŞIĞIN USTASI: REMBRANDT

Rembrandt van Rijn, Hollanda Altın Çağı’nda yetişmiş ve portrelerinde ideal güzelliği değil, insanın gerçek yüzünü; kırışıklıkları, yorgunluğu ve iç dünyayı resmetmesiyle öne çıkmıştır. Işık ve gölgeyi dramatik bir anlatım aracı olarak kullanarak izleyiciyle güçlü bir bağ kurmuş; Gece Devriyesi ve Dr. Nicolaes Tulp’un Anatomi Dersi gibi eserlerinde hareketi ve insan psikolojisini ustalıkla yansıtmıştır. Yaşamındaki kayıplar geç dönem işlerine daha derin ve içe dönük bir ifade kazandırmış; kalıcı mirası ise insanı olduğu hâliyle anlatabilme cesareti olmuştur.

Okumaya devam et »

MALZEME | DOĞAL TAŞ VE MERMER

Doğal taş ve mermer, mimarlıkta yalnızca bir kaplama değil; yapının zamansal derinliğini, mekânın ağırlığını ve tasarımcının malzemeyle kurduğu düşünsel ilişkiyi tanımlayan temel bir yapı elemanıdır. Yüksek basınç dayanımı ve uzun ömürlü yapısıyla teknik güvenlik sunarken, tekil dokusu ve ışıkla kurduğu ilişki sayesinde estetik olarak tekrar edilemez yüzeyler üretir. Doğru yerde kullanıldığında mekânın hafızasını oluşturur; coğrafyayla kurduğu bağ ve sürdürülebilir özellikleriyle zamana direnen güçlü bir mimari unsur olarak varlığını sürdürür.

Okumaya devam et »

PROJE | BOŞLUĞU BİRLEŞTİRMEK

Ankara’daki bir şirket genel merkezinin galeri boşluğunu metal levhalarla kaplama talebiyle başlayan proje, kısa sürede katlar arasında süreklilik kuran bütüncül bir mekânsal tasarıma dönüştü. Farklı kot ve yüksekliklere rağmen tek bir yüzey algısı oluşturmak için paneller kontrollü bir modülasyon sistemiyle kurgulandı; düşey hat sürekliliği ve detay çözümleri titizlikle ele alındı. Kavisli metal yüzeyler ışığı yumuşatarak boşluğu güçlü bir mimari odak noktasına dönüştürdü.

Okumaya devam et »

İNCELEME | ŞEHİRLER BİZİ NASIL YÖNETİYOR?

Havaalanı, AVM ya da sitelerdeki tanıdıklık tesadüf değildir; Keller Easterling’in “altyapı mekânı” dediği standartlaşmış alanlar estetikten çok verim için tasarlanır ve görünmez kurallarla davranışlarımızı yönlendirir. Nasıl dolaşacağımızı, bekleyeceğimizi ve nerede duracağımızı sezgisel olarak belirler; böylece mimarlık tekil yapılardan sistemlere dönüşür. Çoğu yerde yönetim yasalarla değil erişim kartları, bariyerler ve protokollerle işler ve bu görünmez “eğilimler” şehirleri fiilen organize eden bir iktidar biçimi oluşturur.

Okumaya devam et »

PROJE | DOHA’DA YENİ BİR MİMARLIK DİLİ: CUBE

CUBE Mimarlık; Almanya’nın mimari ve mühendislik disiplini, Türkiye’nin üretim tecrübesi ve İtalya’nın köklü tasarım kültürünü Katar’ın gelecek odaklı vizyonuyla buluşturan uluslararası bir mimarlık ve tasarım pratiği olarak konumlanıyor. Yirmi yılı aşkın Avrupa deneyiminden beslenen bu yaklaşım, mimarlığı estetik arayışların ötesinde; kültürel temsil, teknik doğruluk ve sürdürülebilir performansın kesiştiği stratejik bir alan olarak ele alıyor. Fabrikaco Turkiye ve Fabrikaco Italy’nin de tasarım ve üretim gücüyle desteklenen bu yapı, CUBE Mimarlık’ın küresel projelerinde yüksek standartlı ve güçlü sonuçlar vadediyor.

Okumaya devam et »

SÖYLEŞİ | ALET İŞLER, EL ÖĞÜNÜR

İnsan, yerdeki taşı eline aldığı anda dünyayla ilişkisini değiştirdi; o taş bir uzantıya, bir fikre dönüştü. Eksikliğimiz bizi üretmeye, alet yapmaya itti; demir yalnızca işlev değil, anlam taşıdı, hayatın eşiklerinde sessizce yer aldı. Zamanla alet makineye dönüştü, insan da ürettiği şey tarafından şekillenir oldu. Ve modern dünyada güzellik çoğu zaman süste değil, kusursuz işleyişte ortaya çıktı. Bu yüzden hâlâ alet işler, ama el öğünür.

Okumaya devam et »

İNCELEME | MORE IS MORE: DUBAİ HİKAYESİ

Dubai, mimarlıkta “az çoktur” anlayışını reddederek görünürlüğü, ölçeği ve iddiayı merkeze alan “more is more” yaklaşımını bilinçli bir tasarım stratejisi olarak benimser. Kent, ikon yapılarla tanımlanan silueti, yeniden kurgulanan coğrafyası ve mühendislikle yarışan mimarlığıyla insan ölçeğinden çok yapının kendisini öne çıkarır; kontrollü kamusal alanlar ve planlı deneyimler üzerinden bolluk ve gösteri duygusu üretir. Bu yönüyle Dubai, mimarlığın yalnızca bağlama uyum sağlamakla kalmayıp gerektiğinde bağlam yaratabileceğini savunan, eleştiriye açık ama öğretici bir örnek olarak öne çıkar.

Okumaya devam et »

FABRIKACO haberleri ve ürünleri hakkında daha fazla bilgi almak için aşağıdaki formu doldurun.