
İNCELEME | MORE IS MORE: DUBAİ HİKAYESİ
Dubai, mimarlıkta “az çoktur” anlayışını reddederek görünürlüğü, ölçeği ve iddiayı merkeze alan “more is more” yaklaşımını bilinçli bir tasarım stratejisi olarak benimser. Kent, ikon yapılarla tanımlanan silueti, yeniden kurgulanan coğrafyası ve mühendislikle yarışan mimarlığıyla insan ölçeğinden çok yapının kendisini öne çıkarır; kontrollü kamusal alanlar ve planlı deneyimler üzerinden bolluk ve gösteri duygusu üretir. Bu yönüyle Dubai, mimarlığın yalnızca bağlama uyum sağlamakla kalmayıp gerektiğinde bağlam yaratabileceğini savunan, eleştiriye açık ama öğretici bir örnek olarak öne çıkar.








