BÜLTEN

Bu bülten ve araştırma yolculuğu, FABRIKACO’nun sürekli gelişen bir uzmanlık ve miras yaratma kararlılığını yansıtıyor.  

Ayrıca, her projenin bir hikaye barındırdığını hatırlatıyor.

PROJE | DOHA’DA YENİ BİR MİMARLIK DİLİ: CUBE

CUBE Mimarlık; Almanya’nın mimari ve mühendislik disiplini, Türkiye’nin üretim tecrübesi ve İtalya’nın köklü tasarım kültürünü Katar’ın gelecek odaklı vizyonuyla buluşturan uluslararası bir mimarlık ve tasarım pratiği olarak konumlanıyor. Yirmi yılı aşkın Avrupa deneyiminden beslenen bu yaklaşım, mimarlığı estetik arayışların ötesinde; kültürel temsil, teknik doğruluk ve sürdürülebilir performansın kesiştiği stratejik bir alan olarak ele alıyor. Fabrikaco Turkiye ve Fabrikaco Italy’nin de tasarım ve üretim gücüyle desteklenen bu yapı, CUBE Mimarlık’ın küresel projelerinde yüksek standartlı ve güçlü sonuçlar vadediyor.

Okumaya devam et »

SÖYLEŞİ | ALET İŞLER, EL ÖĞÜNÜR

İnsan, yerdeki taşı eline aldığı anda dünyayla ilişkisini değiştirdi; o taş bir uzantıya, bir fikre dönüştü. Eksikliğimiz bizi üretmeye, alet yapmaya itti; demir yalnızca işlev değil, anlam taşıdı, hayatın eşiklerinde sessizce yer aldı. Zamanla alet makineye dönüştü, insan da ürettiği şey tarafından şekillenir oldu. Ve modern dünyada güzellik çoğu zaman süste değil, kusursuz işleyişte ortaya çıktı. Bu yüzden hâlâ alet işler, ama el öğünür.

Okumaya devam et »

İNCELEME | MORE IS MORE: DUBAİ HİKAYESİ

Dubai, mimarlıkta “az çoktur” anlayışını reddederek görünürlüğü, ölçeği ve iddiayı merkeze alan “more is more” yaklaşımını bilinçli bir tasarım stratejisi olarak benimser. Kent, ikon yapılarla tanımlanan silueti, yeniden kurgulanan coğrafyası ve mühendislikle yarışan mimarlığıyla insan ölçeğinden çok yapının kendisini öne çıkarır; kontrollü kamusal alanlar ve planlı deneyimler üzerinden bolluk ve gösteri duygusu üretir. Bu yönüyle Dubai, mimarlığın yalnızca bağlama uyum sağlamakla kalmayıp gerektiğinde bağlam yaratabileceğini savunan, eleştiriye açık ama öğretici bir örnek olarak öne çıkar.

Okumaya devam et »

İNCELEME | YAPAY ZEK GÜNLÜĞÜ

Yapay zekâ, büyük devrimler yerine küçük alışkanlıklarla hayatımıza girerek çalışma biçimimizi dönüştürüyor. Günlük işlerde zihinsel yükü azaltan bir yardımcı olarak hız ve seçenek sunuyor; anlamı ve doğruyu ise hâlâ insan belirliyor. Doğru sorularla ve doğru yerde kullanıldığında, teknolojiden çok daha akıcı bir çalışma biçimi yaratıyor. Gelecek, uzak bir vaat değil; çoktan masamızda duran bu sakin yardımcıyla birlikte şekilleniyor.

Okumaya devam et »

PROJE | SİNİCİ COFFEE: MEKANSAL KİMLİK PROJESİ

Sinici Coffee için tasarlanan bu mekân, markanın üretici kimliğini ve kahveye yaklaşımını görünür kılan bir “kahve laboratuvarı” olarak kurgulandı. AVM içindeki ilk şube, merkezî servis ve üretim alanı sayesinde kullanıcıyı yalnızca tüketici değil, sürecin gözlemcisi hâline getirirken; endüstriyel sadelik, fonksiyonel netlik ve şeffaflık temel tasarım ilkeleri olarak benimsendi. Metalik yüzeyler, siyah mobilyalar ve kontrollü bitki kullanımıyla dengelenen mekân, Sinici Coffee’nin gelecekteki tüm şubeleri için tutarlı bir mekânsal kimlik altyapısı oluşturmayı hedefliyor.

Okumaya devam et »

İNCELEME | PARAMETRİK TASARIM (ÇİZGİDEN ALGORİTMAYA: PARAMETRİK MİMARLIĞIN YENİ DİLİ)

Parametrik tasarım, mimarlıkta tekil bir form üretmekten ziyade formu ortaya çıkaran kurallar, ilişkiler ve değişkenler bütününü kurgulamaya dayanan bir yaklaşımdır. Bu yöntemde mimar, çizim yapan bir üretici olmaktan çıkarak verilerle, algoritmalarla ve senaryolarla çalışan bir sistem tasarımcısına dönüşür. Çevresel faktörler, strüktürel gereksinimler ve kullanıcı verileri tasarımın aktif girdileri hâline gelirken, yazılımlar ve parametrik araçlar bu karmaşık ilişkilerin yönetilmesini mümkün kılar.

Okumaya devam et »

İNCELEME | THE BRUTALIST: YARALI ‘MİMAR’IN ANATOMİSİ

The Brutalist, Brady Corbet imzalı bir film olarak brütalizmi yalnızca bir mimari üslup değil, savaş sonrası dünyanın ruh hâlini yansıtan bir anlatı dili olarak ele alır. Mimarlık ve sinema arasındaki ilişkiyi merkeze alan film, Laszlo Toth karakteri üzerinden Holokost’un bıraktığı travmayı, göç deneyimini ve kimlik arayışını savaş sonrası modernizmin sert estetiğiyle buluşturur.

Okumaya devam et »

İNCELEME | FRANK GEHRY: FORMUN ÖZGÜRLÜĞÜ

Frank Gehry, mimarlığı form, strüktür ve malzeme üzerinden yeniden düşünen, çağdaş mimarlığın en ayırt edici figürlerinden biridir. Onun mimarlığı, sıra dışı formlardan çok, mimarlığın konfor alanını terk etme cesaretini temsil eder. Gehry’nin en güçlü mirası ise belirsizlikten korkmayan, risk alan ve mimarlığın hata yapma hakkını savunan tavrıdır.

Okumaya devam et »

İNCELEME | TOPRAKTAN DOĞAN HİKAYE: BREEZE TUĞLA

Breeze Tuğla, toprağın yüzyıllara yayılan hafızasını çağdaş tasarımla buluşturarak kilin nefes alabilen, ısı ve nem dengesini sağlayan doğal gücünü mimarinin anlatı diline dönüştürür. Gözenekli yapısı ve üçgen boşluklarıyla estetik ile performansı bir araya getirirken, sürdürülebilir ve zamansız bir yüzey olarak mekânlarda hem fon hem de başrol olabilen bir karakter sunar.

Okumaya devam et »

İNCELEME | KAPADOKYA’NIN DERİNLİKLERİ

Kapadokya’nın yeraltı şehirleri, volkanik tüfün oyulup havayla temas ettiğinde sertleşen doğası sayesinde, doğa ile insan zekâsının aynı malzemede buluştuğu eşsiz bir mimarlık mirasıdır. Havalandırma bacalarıyla nefes alan, sarnıçlarla suyu yöneten, dar tünelleri ve tonluk taş kapılarıyla savunmayı kusursuzca kurgulayan bu görünmez şehirler, Hititlerden Orta Çağ Hıristiyan topluluklarına uzanan yüzyıllar boyunca binlerce insanın yaşam alanı olmuştur.

Okumaya devam et »

FABRIKACO haberleri ve ürünleri hakkında daha fazla bilgi almak için aşağıdaki formu doldurun.