BÜLTEN

Bu bülten ve araştırma yolculuğu, FABRIKACO’nun sürekli gelişen bir uzmanlık ve miras yaratma kararlılığını yansıtıyor.  

Ayrıca, her projenin bir hikaye barındırdığını hatırlatıyor.

İNCELEME | PARAMETRİK TASARIM (ÇİZGİDEN ALGORİTMAYA: PARAMETRİK MİMARLIĞIN YENİ DİLİ)

Parametrik tasarım, mimarlıkta tekil bir form üretmekten ziyade formu ortaya çıkaran kurallar, ilişkiler ve değişkenler bütününü kurgulamaya dayanan bir yaklaşımdır. Bu yöntemde mimar, çizim yapan bir üretici olmaktan çıkarak verilerle, algoritmalarla ve senaryolarla çalışan bir sistem tasarımcısına dönüşür. Çevresel faktörler, strüktürel gereksinimler ve kullanıcı verileri tasarımın aktif girdileri hâline gelirken, yazılımlar ve parametrik araçlar bu karmaşık ilişkilerin yönetilmesini mümkün kılar.

Okumaya devam et »

İNCELEME | FRANK GEHRY: FORMUN ÖZGÜRLÜĞÜ

Frank Gehry, mimarlığı form, strüktür ve malzeme üzerinden yeniden düşünen, çağdaş mimarlığın en ayırt edici figürlerinden biridir. Onun mimarlığı, sıra dışı formlardan çok, mimarlığın konfor alanını terk etme cesaretini temsil eder. Gehry’nin en güçlü mirası ise belirsizlikten korkmayan, risk alan ve mimarlığın hata yapma hakkını savunan tavrıdır.

Okumaya devam et »

İNCELEME | HERKES İÇİN TASARIM

Mimarlık, yalnızca biçim üretmek değil, herkes için eşit bir yaşam deneyimi sunan mekânlar tasarlamaktır; bugün özellikle bu konuya değinmek istiyoruz çünkü 3 Aralık Engelliler Günü, erişilebilirliğin tasarımın ayrılmaz ve etik bir bileşeni olduğunu hatırlatır. Ronald Mace’in “Universal Design” yaklaşımından Shibuya Station ve Oslo Opera House gibi örneklere uzanan kapsayıcı tasarım anlayışı, dokunsal yüzeylerden geniş sirkülasyonlara kadar herkesin aynı mekânı eşit biçimde deneyimlemesini hedefler. İstanbul Havalimanı’ndaki yönlendirme sistemleri ve İzmir’in “Engelsiz İzmir” programı da bu bilincin Türkiye’deki güncel yansımalarıdır; çünkü bir mekân, herkes için tasarlanmadıkça tamamlanmış sayılmaz.

Okumaya devam et »

İNCELEME | SPLENDID PALAS: BÜYÜKADA’NIN SESSİZ ZARAFETİ

1908’de inşa edilen Splendid Palas, Büyükada’nın hafif ritmini, ahşabın sıcaklığını ve dönemin Batılılaşma estetiğini birleştiren, zarif ve özgün kimliğini yüzyıldır koruyan bir yapıdır. Kartpostal etkisi yaratan cephesi ve el işçiliği detaylarıyla yalnızca bir otel değil; doğayla uyumlu, sakin ve yaşayan bir mimari hafıza olarak adanın kıyısında varlığını sürdürmektedir. Her ziyaret edeni, adanın dingin ruhuyla buluşturan zamanın süzgecinden geçmiş bir zarafet taşır.

Okumaya devam et »

İNCELEME | CUMHURİYET’İN KADINLARI VE MİMARLIK

Cumhuriyet, coğrafyamızda büyük bir dönüm noktası olarak eskiyi geride bırakıp, sosyal yaşamdan eğitim ve devlet işlerine kadar köklü yenilikler getiren bir devrimdir. Bu dönemde, kadınlara tanınan haklar sayesinde özellikle kadın mimarlar, Leman Cevat Tomsu gibi öncülerle mimarlık alanında büyük adımlar atmış ve toplumsal hayatta önemli roller üstlenmiştir. Yaşam tarzını ve hakları pozitif yönde revize eden bu büyük değişim, kadınların da mimarlık gibi mesleklerde öne çıkmasını sağlamıştır.

Okumaya devam et »

İNCELEME | YAŞAYAN BİR DENEYİM: WEMBLEY STADYUMU VE COLDPLAY

Wembley Stadyumu, sporun ötesinde müzikle birleştiğinde yaşayan bir mimari deneyim sunar; Coldplay konseri örneğiyle çelik kemeri, akustiği ve ışık tasarımıyla insanla duygusal bir bağ kuran yapı, mimarlığın bir senfoniye dönüştüğü noktayı temsil eder ve bu yönüyle mimarlığın yalnızca form değil, insan deneyimini dönüştüren bir duygu dili olduğunu hatırlatır.

Okumaya devam et »

İNCELEME | MİMARIN GÖZÜNDEN AHŞAP: YAŞAYAN BİR MALZEMENİN ZAMANSIZLIĞI

Ahşap, mimarlıkta yalnızca yapıyı taşıyan bir malzeme değil, mekâna canlılık ve hafıza katan yaşayan bir unsurdur. Doğallığı sayesinde sıcaklık ve samimiyet hissi verirken, teknik açıdan da hafif, esnek, taşıyıcı ve sürdürülebilir bir alternatif olarak öne çıkar. Yıllandıkça değer kazanan ahşap, beton ve çeliğin aksine eskimez; olgunlaşır ve mekânla bağ kurar. Çapraz lamine ahşap (CLT) ve modern mühendislik teknikleri sayesinde artık küçük ölçekli yapılardan gökdelenlere kadar her ölçekte kullanılabilmektedir. Bu nedenle ahşap, geçmişten geleceğe uzanan zamansızlığıyla hem estetik hem çevresel açıdan mimarlığın vazgeçilmez malzemelerinden biridir.

Okumaya devam et »

İNCELEME | OFİS ALANLARINDA DÖNÜŞÜM, AKIŞ, BAĞLAM

Ofisler artık yalnızca çalışma alanı değil; dönüşen, yaşayan ve kullanıcıya iyi hissettiren mekânlar olarak tasarlanıyor. Doğal malzemelerin samimiyeti, esnek ve modüler çözümler, renklerin ruh hâlini düzenleyici etkisi, ışık ve akustik gibi görünmeyen detaylar yeni nesil ofislerin temel unsurları haline gelmiştir. Kullanıcıyla mekân arasında bağ kurmak, üretkenliği artırmak ve ofisi bir deneyime dönüştürmek günümüz tasarım anlayışının merkezinde yer almaktadır.

Okumaya devam et »

MALZEME | YÜZEYİN ÖTESİ METAL KAPLAMALARIN TASARIMDAKİ YERİ

Metal kaplamalar, modern mimaride yalnızca bir yüzey çözümü değil; estetik, dayanıklılık ve sürdürülebilirliği bir araya getiren güçlü bir tasarım aracıdır. Alüminyum kompozit panellerden corten çeliğe, paslanmaz çelikten PVD kaplamalara kadar geniş bir yelpazede kullanılan bu malzeme, cephelerden iç mekân detaylarına kadar farklı ölçeklerde projelere hem işlevsel hem de görsel değer katar. Geri dönüştürülebilir yapısıyla çevre dostu bir seçenek sunarken, zamana karşı değişen dokusuyla da tasarımlara yaşayan bir karakter kazandırır.

Okumaya devam et »

İNCELEME | GOTİK TARZI MİMARİ VE MOBİLYA

Gotik mimari ve mobilya tasarımı, 12.–16. yüzyıllar arasında Avrupa’da gelişen; sivri kemerler, yüksek tavanlar, büyük vitray pencereler ve ince işçilikli süslemeleriyle tanınan görkemli bir sanat anlayışıdır. Dini inançları yücelten bu tarz, mimaride olduğu kadar koyu ahşap, oyma detaylar ve sembolik motiflerle zenginleşen mobilyalarda da etkisini göstermiştir. Katedrallerden tahtlara uzanan bu estetik, hem işlevselliği hem de gösterişi birleştirerek Orta Çağ’ın ruhunu yansıtır ve günümüzde modern tasarımlara ilham vermeyi sürdürür.

Okumaya devam et »

FABRIKACO haberleri ve ürünleri hakkında daha fazla bilgi almak için aşağıdaki formu doldurun.